22 Temmuz 2010 Perşembe

Gogol tüysüz, Ben kral

Eğer kendi seçme şansım olsaydı soyadımı ezberdüzen yapardım. ezberbozan olduğunu belirten ezberbozan bir soyad olduğu için. Ve bozulan ezberin yerine gelecekler için lütfen bu yazıyı kendinize yetecek kadar okuyun;

Bir günün sabaha karşısında.
sabahın karşısında.

Her yazar kaleminde koca bir marketingle yazar. hemde sanatsal yaratım sürecinde yaratıcının son uğraşması gereken iştir satış. sonuçta tanrı bize iyi pazarladığı için doğmuyor çocuklar. Bir canavar (tüylüsünden) yol üzerinde uyuklar ve şehitliklerin dar sokaklarında gerçekten ölü canlar. Biraz gogol biraz tüylü yaratıklar. Belki rus yazarlar değil ama tüylüler hep bir arada uyurlar.
Yolları düzünden yürüyen bir adam üzerine ne anlatabilirsin ki?

Rus yazarları üzerine şeytanlı bir roman taslağı( yada çalıntısı)

Ebay'den aldığım paketten sadece S C ve B geldi ama bana hala sosyalizmden bahsedenler tepemden gitmedi. Tabi bunun posthanenin hatası olabilme ihtimali de var, kril alfabesine benzesin diye ters yazarak doldurduğum belgelerde dönmedi Moskovadan. İçinde Massolit başvurumda vardı. Kabul edilirsem kışa Leningraddayım inşallah. Hem şeytanı gezinirken Moskovada tanrıdan bahsetmemek ayıp olmaz mı? Usta.

Tanrıdan fazla bahsetmem üzerine

Makarnayı kızdırdığımı hissedip son bulduğum ibadeti yapamayımşımı düşündüm Beran yünpatiğinde. Ve aslına bakarsak benim pratiğimde incelendiğinde liseler gereksiz ama eğlencelidir. 'Gerçi teorikte iyiyim ama pratiğe geçiremiyorum.'
(Umarım bana bu gece Dionyssos darılmamıştır. Yarın için biraz daha şaraba ihtiyacım olacak zira.)

tüm bu acıları bir dakikalığına unutabilir miyiz/ zamanda yolculuk yapacağız da*

Uzun dikenli bir yolun sonunda, ateş başının yer zarfı olduğu cümlelerin özneleri. Şeffaf zehirli bir akrebe karşı bildikleri tek saldırıyı yapıyorlar; yooort savul. Ve bir ağaç altında çekirgelerin sesiyle kendinden geçenler de onlar. Dünyada en yüksekte ki koltukta oturanlar da. Sıcağın altında sevişenler de. Ve şimdi o her anın zaman belirteci olduğu cümlelerin nesneleri. Bir kumsalın biraz ötesinde, istenilen hayatın biraz berisinde bir yerin azizliği üstlerinde, histerik ve renksiz bir şehrin sokaklarında, içlerinde insan olamamışa dair bir iğreti ile dolaşıyorlar. Bırakınız dolaşsınlar. Amaçları sadece buraya, doğaya dair bir şeyler taşımak.

*başlık: Erdem Çetrez

13 Haziran 2010 Pazar

Antichrist


Trier'in Antichrist'i;
Seyirci için asla hazır olamıyacağı bir şey. Aç karnına içilen sert içimli kahve. Belkide Salo'dan sonra ahlaki olarak en rahatsız edici film. Kadına yönelik çok ağır flu bir eleştiri.
Trier için nerdeyse tek başına götürdüğü kendi manifestosunu ihlal edebileceği kadar anlatılması zorunlu bir hikaye.
Kendi kendini götüren ve her bi önceki ve bi sonraki sahnesini yanında taşıyan bir sahneler dizimi.

9 Haziran 2010 Çarşamba

"Bir Gezinin Şiiri"nden bölümler

...
Bir deniz geçtim
Alabildiğine deniz
Aklıma Ece Ayhan geldi
Koskoca bir eşcinsel moru
Mor bir deniz geçtim.
Sipsivil Çanakkaleli Melahat
---------
Tüm anarşistliğimle Çanakkale'yi geçtim.
Tüm anarşistliğimle Çanakkale(li Melahat)'den EceA(yhan)bat'a

Vebissürütabukaçtıvapurumunmotoruna
-----
İki odalı bir ev
Bir merdiven, kısacık
Zıplasam üç adımda geçerim.
İçi dolu alabildiğine yemiş.
alabildiğine şarap.
İçi dolu alabildiğine kitap.
İki odalı bir ev.
İki de yatak ikilisinden.
İri taneli üzümlerden.
------
Zaten adı üstünde düzen.
Elbette düşecek düzmekten dermanı kalmayınca.
Beni de almazlar okul kitaplarına kanımca.
Halbuki daha okulu da bitirmedim?

Bir zamanlar bu ülkede devlet dairelerinde şairler çalışırmış.
--------
Bi kitap okudum eski Hindiya'dan kalma
çok şükür
çok meme
çok Allah
çok yarrak dolu.
Bir kitap okudum üç dilden aşamalı çeviri
çok göt
çok din
çok iktidar
çok övgü dolu.
Bir kitap okudum kimbilir kaçıncı sahibinden devralınma.
Sanki benim elimden çıkmışçasına.
çok ben
çok sen
çok sevişmek dolu.

Oh işte laleden cami
Yeniden gördüm seni.
Somutlaştırdın benim
İstanbul özlemimi.
-----------------
Dündü sanırsam, eğer bayılmadıysam pek geçmiş olamaz.
Yağmur yağdı üstüme, sert, ağır bir yağmur.
Lakin ne bir kahve daha içebildik ne de rüzgar esti,sert.
Aertha diye bağırdım sana duydun,gördüm,duydun zira
Ne diyorduysan sen kendine bende onu demeliydim sana.

Hey Çağrı can it be the end I stuck inside my heart with the Dylan's song again.

7 Haziran 2010 Pazartesi

Dudeçu Manifesto

1-Dudeçu manifestonun yazılması zorunlu değildir fakat uyulması kati surette zorunludur.
2-Her dude geç kalmaya %100 toleranslı olmalı, sevişmeyecekse geç kalmamalıdır.
3-Dudelukta meme esastır. Olmasa bile illaki mıncıklanmalıdır.
4-Dudeluk dalga geçmek ve dalga geçilmek üzerinedir. Bunu kaldıramayacakların kapıda ayakkabılarıyla birlikte tabularını da çıkarmaları önerilir.
5-Her dude’un soyu Dadaoğulları Beyliği’ne dayanır ama bunu belli etmezler.
6-Beşinci maddeye ithafen dudelar arasında sevişmek ensest sayılır. Çok zor durumda kalınmadığı sürece yapılmamalıdır.
7-Dude’ların eser türü sadece karşılıklı konuşmaya dayalı(mektup, söyleşi) türler olabilir. Eğer ki iki dude başka türde bir eseri birlikte yazmak isterse onları tutan tek şey eklem ağrılarıdır.
8-Dude eleştiricidir, elleyicidir, gerektiğinde tahrik gerektiğinde taciz eder. Tecavüze karşıdır. Bu madde uyaklıdır.
9-Dude açık kapı bırakmaz, ani bir atakla kapatır.
10-Dudeçu manifesto sadece manifestonun en az %10una uyanlarca okunabilir. Bu oran Alçak Dude Kurumu(ilk dudelar) tarafından belirlenir fakat o kurumdakiler de sonuçta bir insandır. Hatta hayvandır. Yanlış yapmış olabilirler. Eğer siz Dudeçu manifestoyu buraya kadar okumuş ve hala kendinize uygun bir madde bulamamışsanız lütfen okumayı bırakınız. Kısaca uygulamayacaksanız okumayın.
11-Dude büyüklerini sevmek esastır.
12-Dude bir şeyleri değiştirmeye hep uğraşmıştır, uğraşıyordur, uğraşacaktır. Değiştirilen şey de dude’dan dude’a değişir.
13-Dude dediğinin bir anda yazısı bozulur, düzelir.
14-Bir dude’un sağını sağındaki, solunu solundaki dude’u dışında kimse anlayamaz.
15-Dude dediğin buçuğa saygı duymasını bilir.
16-Bir dude bir dude’un imgesine muhtaçtır.
17-Her dude The Big Lebowski’yi hayatında en az bir kere izlemeli, oradaki The Dude’u idolü kabul etmelidir.
18-Her dude’un ritim duygusu vardır.
19-Her dude ilk dude’ların bulduğu önerme ve teorilere saygı göstermek, genellikle uymak, eğer karşı çıkıyorsa da bunu tek başına yapmak zorundadır.
20-Her dude tecahül-ü arif sanatını çok iyi bilmelidir.
21-Dude olmadan dude diyene dude demezler.
22-Dude İngilizcedeki “arkadaş, dost” anlamına gelmez, ondan daha öte, The Dude’dan az beri bir kavramdır.
23-Her dude “oyt benliğini” kabul etmek zorundadır.
24-Bu manifestoda 1, 5 ve 24. Maddeler kesinlikle değiştirilemez, değiştirilmesi bilinçaltına bile yerleşemez.
25-Dudeluğa, manifestoya, The Dude’a, Dude Büyüklerine ve ilk dude’lara hakaret edenler dude haini sayılır ve yaşamı boyunca Dude Meme Sınırları içerisine giremez.
26-Dude dediğin sürreali sever, doğayı sever, takılmayı sever, sever de sever…
27-Her ilk dude birazcık K.Atadude’dur.
28-Dudelukta önemli olan boy değil işlevdir. Şekilcilik değil akılcılık esastır.
29-Dude dediğin ana akıma tamah etmez, moda geçer tarz kalır ilkesine bağlıdır.(coco chanel)
30-Her dude birbirini gördüğünde “dudeeee” diye bağırmalıdır.
31-Her dude mastürbasyonun bir davranış bozukluğu olduğunu bilir.



Dudeun - Senin Dude Kişin